Aftermarket İhracatında Türkiye Sektörün En Büyük Değerlerinden Biri

No Comments

Gerek globalleşen dünya gerekse Türkiye açısından gücü ve etkisi gün geçtikçe artan otomotiv yedek parça yenileme sektöründe, oluşan talebe rağmen artan maliyetler ve Uzak Doğu’nun yarattığı ucuz ürün arzı nedeniyle zor günler yaşanıyor.  Pazardaki güçlü oyuncularla iş birliğine gidemeyen, kaliteli seri üretime geçemeyen bazı üreticiler pazardan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Türkiye’nin önde gelen otomotiv aftermarket üreticilerin Disa Otomotiv Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Kuru, sektörü değerlendirdiği röportajında piyasa şartları, döviz kurları ve üretim statejileri hakkında bilgi verdi.

Global pazarda, Otomotiv Yedek Parça Yenileme sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gökhan Kuru: Dünyanın eskiye nazaran her gün daha olumsuza giden ekonomisi, kişileri sahip oldukları araçları daha uzun süre kullanmaya teşvik etmektedir. Yollardaki ortalama araç yaşı her geçen yıl büyümektedir. Bu da araçların yedek parça ihtiyacını ve talebini doğru orantılı olarak arttırmaktadır. Pazarın yedek parça ihtiyacı ve talebi büyüyen bir çizgi göstermektedir ve bu büyüme devam edecektir.

Global Pazar daha çok uzun yıllara gitmeden sadece 10 yıl hatta 5 yıl öncekine göre bile bakıldığında tamamen farklılaşmış ve bundan sonra da daha hızlı olarak farklılaşmaya, değişmeye devam edecektir. Pazarda çok büyük değişiklikler gözlenecektir.

Ülkemiz bu pazarda nasıl bir yer alıyor? Pazarın güçlü oyuncuları ile Türk oyuncuları karşılaştırabilir misiniz?

Gökhan Kuru: Ülkemizim otomobil yedek parça sektöründeki yeri bugüne kadar saygın ve büyük olmuştur. Türkiye’de üretilen otomobil yedek parçaları dünyanın her köşesine ihraç edilmekte ve pazarın çok güçlü oyuncuları tarafından satın alınmakta, satılmakta ve kullanılmaktadır. Memnuniyetle söyleyebilirim biz yani Disa Otomotiv’in de içinde bulunduğu bazı Türk üreticiler dünya çapında isim yapmış, saygınlığı olan,  bilinen ve hatta tercih edilen üreticiler olmuşlardır. Otomotiv sektöründeki üreticiler olarak son yıllarda çok yol aldık. Artık Türkiye’deki üreticiler yatırım yapılacak firmalar olarak değerlendirilmekte, bazı dünya markalarının Türkiye’deki üreticilerle ortak yatırım yapıp, şirket kurduklarını, beraber üretim yaptıklarını görüyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri üretim konusunda Türkiye’nin sahip olduğu tecrübedir. Bu ortaklıklar ayni şekilde önümüzdeki yıllarda da devam edecektir.

Sektörünüz, Türkiye ekonomisinde nasıl bir katma değer yaratıyor?

Gökhan Kuru: Sektörümüz bugüne kadar Türk ekonomisine bazı diğer sektörlerden daha farklı değer yaratmıştır. Geleceğin neler getireceğini ve şekilleneceğini birlikte yaşayarak göreceğiz, fakat bugüne kadar otomobil yedek parça üretim sektörümüz ithalat bazlı değil, daha çok yerli kaynakları kullanarak üretim ve ihracat yaparak ekonomimizde gerçek katma değer yaratmıştır. Hemen hemen tüm üreticiler, ürünlerinde kullandıkları hammadde ve yarı mamulleri yerli kaynaklardan temin etmiş, yerli iş gücü ile ülkemizde üretim yapmış ve ihracat gerçekleştirmiştir. Ülkemiz, insanlarımız, ekonomimiz ve sektörümüz için ithalata dayalı olmayan üretim ve ihracat çok önemlidir.

Üretimde ne gibi yenilikler kullanılıyor. Geçmişten günümüze Türkiye nasıl bir yol aldı?

Gökhan Kuru:  Genç ve yeniliklere açık bir nüfusa sahibiz. İnsanlarımız teknolojiyi ve gelişmeleri çok hızlı ve yakından takip etmekte, mümkün olduğunca da son teknolojiyi kullanmaktadır. Sektörümüz için de bu geçerlidir. Tasarım ve üretim teknolojilerindeki en son gelişmeleri, makina parkı ve tezgâhları ülkemizde görmek mümkündür. Teknoloji kullanıcıya açık olduğu anda bu teknolojiler sektörümüzün firmaları tarafından derhal temin edilmekte ve kullanılmaktadır. Ülkemizde günümüzün sahip olduğu en son yenilikleri görmek mümkündür.  Türkiye bu konuda uzak doğu ve orta doğu ülkelerinden çok ileridedir.

Sektörden ve devlet yetkililerinden ne gibi destekler alınması gerekiyor?
Gökhan Kuru:
Sektörümüzün devlet tarafında yapılması gereken katkı ve desteklere ihtiyacı vardır. Bunlardan en önemlisi döviz kurlarıdır. Her ne kadar serbest döviz kuru uygulanıyor dense de bu gerçek değildir. Döviz kuru kontrol altındadır ve serbest hareket etmesine izin verilmemektedir.  Disa Otomotiv gibi %100 ihracat yapan firmalar için kurların serbest kalması hayatidir. Baskı altına tutulan ve sürekli oynayan kurlar nedeni ile şirket karlılığı sürekli değişmekte ya da olması gerektiği şekilde gerçekleşmemektedir. Su unutulmamalıdır ki kazanılan her döviz, yatırım olarak kullanılacak, bu da üretimi ve dolayısı ile istihdamı artıracaktır. İhracat teşvikleri arttırılmalı, ihracatın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Vergi kanunlarındaki bazı düzenlemeler yapılmalı, üreticiden üreticiye farklı uygulanabilen vergi ve iş kanunları regule edilerek tüm üreticilere aynı mesafede ve eşit davranan kanunlar ve kurallar yürürlüğe alınmalıdır.

Otomotiv sektörü, çalışanlar için ne gibi avantajlar sunuyor? Sektörünüzü bir de çalışanlar yönünden değerlendirebilir misiniz?

Gökhan Kuru: Otomotiv sektörü tüm dünyada büyümekte. Bu büyüme bazı zorluklar ve sorunlar getirmekle birlikte çalışanlar için çok büyük bir fırsat yaratmakta. Büyüyen pazar artan talep, artan talep dolayısıyla artan üretim ihtiyacı, bu daha büyük bir çalışma gücü gerektirmekte. Otomotiv sektöründe her seviyeden çalışana olan ihtiyaç artarak devam edecektir. Bu hem üreticiler, hem satıcılar, hem de çalışanlar için iyi bir fırsattır. Büyüyen pazar ve talep, üretim ile karşılanmalıdır. Üretim oldukça, çalışana ihtiyaç her zaman olacaktır.

Fabrikanızda pek çok yenilikçi çalışmalar yapıldığını görüyoruz.  Türk Otomotiv Yenileme sektörünün hedefleri neler?

Gökhan Kuru: Yenilenmediğiniz sürece eski ve geride kalırsınız. Disa Otomotiv olarak bunun farkındayız ve gereken tüm adımları atıyoruz. Yenilikçiliğimiz ve yatırımlarımız kesintiye uğramadan aynen devam edecektir.  Bizim, bizim gibi ülkemizdeki diğer üreticiler ve sektörümüzde faaliyet gösteren tüm firmaların hedefi en başta pazarı Uzak Doğu pazarına kaybetmemek, karlılığımızın büyüyerek sürdürülebilmesi,  gerekli yatırımları yapabilmek, yeni istihdam yaratabilmek ve dünyada lider firmalar ve ticari markalar arasında yer almaktır. Bunu başarabileceğimiz, sektörümüzde son yıllarda gördüğümüz gelişmelerden dolayı, açıktır.

 

Görseller:

Basın bültenlerinizi Türkiye'ye ya da hedeflediğiniz ülkelere dağıtın, markanız medyada daha fazla yer alsın daha fazla konuşulsun.

More from our blog

See all posts
No Comments