Büyümeyen erkekler ve başa çıkma yöntemleri

No Comments

Uzman Psikolog Sibel Deniz Toledo, büyümemiş erkekler ile mutluluğunuzu bozmadan nasıl baş edebileceğiniz hakkında önerilerde bulundu.

Bayram zamanları hepimizin bir parçada olsa çocukluğumuza döndüğünüz zamanlardır. Tatile de çıksanız, ailenizin dizinin dibinde huzur da arasanız aslında güçlü kalkanlarınızı kısa süreliğine de olsa indirip içinizden geldiği gibi davranarak o çocuk kalmış yanınıza temas etmeye çalışırsınız Birde çocukluğundan hiç çıkamamış, yetişkin olmasına ve bir şekilde kendi çekirdek ailesini kurmasına rağmen anne babasına (genelde annesine) hala bağımlı olan bireyler vardır. Bu kişilerle evlendiğiniz zaman onun annesi ile de evlenmiş olursunuz. Annesi ana kraliçedir ve sarsılmaz, sorgulanamaz bir tahtı vardır. Bazı anneler de çocuklarının büyüdüğünü asla kabul etmez ve nefesinin son gücüne kadar ana kraliçe statülerini korumaya çalışırlar.

Eğer bir ana kraliçenin prens oğlu ile evlendiyseniz işiniz zor demektir. Siz kanatsız melek de olsanız onun gözünde biricik oğlunu elinden almaya çalışan kötü cadısınızdır. Hem unutmayın kraliçeler rekabet sevmez! Pamuk prensesin tek suçunun ana kraliçeden güzel olmak olduğunu hatırlatmak isteriz 🙂 Bu ana kraliçeler ve onların büyümemiş biricik prensleri ile nasıl zıvanadan çıkmadan, huzurunuz kaçmadan, mutluluğunuzu bozmadan baş edebilirsiniz?

SİMA Psikolojik Danışmanlık merkezinden Uzman Psikolog Sibel Deniz Toledo bu soruyu bizler için yanıtladı ve huzurlu bir bayram geçirebilmemiz için önerilerini şöyle sıraladı;

  1. Size yaptığı hiç bir eleştiriyi kişisel olarak almayın. Onun derdi aslında siz değilsiniz. Sadece kendi rolünü ve statüsünü kaybetmekten korkuyor. Sizin yerinizde başka bir kadın olsaydı da onun da başka açıklarını bulup eleştirecekti emin olun.
  2. Kim haklı savaşına girmeyin. “Ama bu haksızlık öyle değil mi?” Bu soru sizi hiç bir yere götürmez aksine kısır döngüye sokar. Herkesin kendine göre haklı yanları vardır. Sadece başka bir pencereden bakmaya çalışın. Yani öyle hemen tırnaklarınızı çıkarmayın.
  3. Kendinizi beğendirmek, kabul ettirmek için telef etmeyin. Kendi gücünüzün ve sınırlarınızın farkında olun. Gereken saygıyı, iyiliği, yardımı ve nezaketi gösterin daha fazlasını değil. Kendinizi göze girmek için paralamayın. Prensi kapacağım diye külkedisi olmaya gerek yok.(kimsenin külkedisi olmayın.
  4. Eşinize annesini şikayet etmeyin. Seçim yapmasını istemeyin. Sadece aradaki dengeyi kurmasını ve korumasını talep edin. Eşinizin annesi ile sizin aranızda laf taşımaması bu dengenin korunması açısından oldukça önemlidir. Dedikodu sadece durumu kötüleştirir. Bu konuda sınırlarınız net olsun.
  5. Empati yapmaya çalışın. Karşınızdakini dünyayı sizi dar etmeye gelmiş bir terminatör değilde insan olarak görmeye başlar ve onunda bir sürü korku ve kaygısı olduğunun farkına varırsanız daha pozitif bir ilişki kurabilirsiniz. Hiç bir ilişkide ortalığı savaş arenasına çevirmek bir işe yaramaz çünkü bu savaşın bir kazananı olmaz. Sadece gerilip üzüldüğünüz ile kalırsınız.
  6. Bütün bunların yanında oldukça müdahaleci olabilecek anneye karşı sınırlarınızı kibar bir şekilde korumaya özen gösterin. Gerektiği zaman hayır diyebilin. Kendinizi onun her dediğini yapmak zorunda hissetmeyin. Zorunluluk hissi zamanla içinizde öfke yaratacaktır.
  7. Her seferinde geçmişe dönüp durmamaya çalışın. Geçmişte negatif ne yaşanmış olursa olsun geçmişte bırakın. Değişim şimdi, burada bu anda yatar. Siz şimdi ve burada farklı davranırsanız ilişkinizde de değişim olacaktır.

    Bütün bu maddeleri mümkün olduğunca hayatınıza geçirdiğinizde pek çok şeyin adeta sihirli bir değnek değmişçesine değişmeye başladığını göreceğinizi ve bir arada geçirdiğiniz vaktin çok daha mutlu ve huzurlu geçeceğini söylüyor Uzman psikoloğumuz Sibel Deniz Toledo.

Toledo, büyümemiş yetişkinler konusunda şöyle devam ediyor: “Şunu da eklemek isterim ki, elinizde büyümemiş bir yetişkin eş var ise ona yapacağınız en büyük iyilik sorumluluklarına kendisine vermek ve asla annelik yapmamaktır. Onun yerine siz birşeyler yapar yani annesinin rolünü devam ettirirseniz bu kişi asla sorumluluk sahibi yetişkin bir birey olamayacaktır. O yüzden bırakan başta biraz acemice de olsa ne yapmaları gerekiyor ise kendileri yapsınlar. Ama bu arada lütfen bol bol taktir etmeyi ve hataları var ise incitmeden söyleyip yol göstermeyi ihmal etmeyin. Suçlamak, “Sen zaten hiç bir şeyi beceremezsin” gibi sözler söylemek karşınızdakini üzmekten ve kırmaktan başka hiç bir işe yaramayacaktır.”

GÖRSELLER

Basın bültenlerinizi Türkiye'ye ya da hedeflediğiniz ülkelere dağıtın, markanız medyada daha fazla yer alsın daha fazla konuşulsun.

More from our blog

See all posts
No Comments